<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Niyazi Meriç</title>
	<atom:link href="https://niyazimeric.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://niyazimeric.com</link>
	<description>Prof. Dr. Niyazi Meriç Kişisel web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 May 2020 07:39:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://niyazimeric.com/wp-content/uploads/2020/05/nm_favicon-150x150.png</url>
	<title>Prof. Dr. Niyazi Meriç</title>
	<link>https://niyazimeric.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ACELE KARAR VERMEYİN</title>
		<link>https://niyazimeric.com/acele-karar-vermeyin/</link>
					<comments>https://niyazimeric.com/acele-karar-vermeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Niyazi Meric]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 May 2020 09:33:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Lao Tzu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://niyazimeric.com/?p=2694</guid>

					<description><![CDATA[Çin düşünürü Lao Tzu&#8217;nun öyküsü&#8230;&#8230;.. Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş amaKral bile onu kıskanırmış&#8230; Öyle dillere destan bir beyaz atıvarmış ki, Kral&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="has-text-align-center"><strong><em>Çin düşünürü Lao Tzu&#8217;nun öyküsü&#8230;&#8230;..</em></strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama<br>Kral bile onu kıskanırmış&#8230; Öyle dillere destan bir beyaz atı<br>varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin<br>tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>&#8220;Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan<br>dostunu satar mı&#8221; dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,<br>at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: &#8220;Seni ihtiyar bunak,<br>bu atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala<br>satsaydın, ömrünün sonuna kadar beyler gibi yaşardın.<br>Şimdi ne paran var, ne de atın&#8221; demişler&#8230;<br><br>İhtiyar: &#8220;Karar vermek için acele etmeyin&#8221; demiş.<br>&#8220;Sadece at kayıp&#8221; deyin, &#8220;Çünkü gerçek bu.<br>Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar.<br>Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı?<br>Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç.<br>Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez.&#8221;</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler.<br>Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş&#8230;<br>Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine.<br>Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş.<br>Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür dilemişler.<br>&#8220;Babalık&#8221; demişler, &#8220;Sen haklı çıktın. Atının<br>kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu<br>oldu senin için, şimdi bir at sürün var..&#8221;</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>&#8220;Karar vermek için gene acele ediyorsunuz&#8221;<br>demiş ihtiyar. &#8220;Sadece atın geri döndüğünü söyleyin.<br>Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini<br>henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.<br>Birinci cümlenin birinci kelimesini okur okumaz<br>kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?&#8221;</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Köylüler bu defa açıkça ihtiyarla dalga geçmemişler<br>ama içlerinden &#8220;Bu herif sahiden gerzek&#8221; diye geçirmişler&#8230;<br>Bir hafta geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan<br>ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.<br>Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman<br>yatakta kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara.<br>&#8220;Bir kez daha haklı çıktın&#8221; demişler.</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>&#8220;Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre<br>kullanamayacak. Oysa sana bakacak başkası da yok.<br>Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın&#8221;<br>demişler. İhtiyar &#8220;Siz erken karar verme<br>hastalığına tutulmuşsunuz&#8221; diye cevap vermiş.</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>&#8220;O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı.<br>Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba<br>ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde<br>gelir ve ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez.&#8221;<br><br>Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir ordu<br>ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan<br>bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler,<br>ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri<br>askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın<br>kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya<br>öleceğini ya da esir düşeceğini herkes biliyormuş.</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Köylüler, gene ihtiyara gelmişler&#8230; &#8220;Gene haklı<br>olduğun kanıtlandı&#8221; demişler. &#8220;Oğlunun bacağı kırık<br>ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler,<br>belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun bacağının<br>kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer&#8230;&#8221;</strong></p>



<p class="has-text-align-center"><b>&#8220;Siz erken karar vermeye devam edin&#8221; demiş,<br>ihtiyar. &#8220;Oysa ne olacağını kimseler bilemez.<br>Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda,<br>sizinkiler askerde&#8230; Ama bunların hangisinin talih,<br>hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah biliyor.&#8221; </b><em style=""><b><br><br>Lao Tzu, öyküsünü şu </b></em><strong><em>nasihatle tamamlamış:<br><br>&#8220;Acele karar vermeyin.<br>Hayatın küçük bir dilimine bakıp<br>tamamı hakkında karar vermekten kaçının.<br>Karar; aklın durması halidir.<br>Karar verdiniz mi, akıl düşünmeyi,<br>dolayısı ile gelişmeyi durdurur.<br>Buna rağmen akıl,<br>insanı daima karara zorlar.<br>Çünkü gelişme halinde olmak<br>tehlikelidir ve insanı huzursuz yapar.<br>Oysa gezi asla sona ermez.<br>Bir yol biterken yenisi başlar.<br>Bir kapı kapanırken, başkası açılır.<br>Bir hedefe ulaşırsınız ve<br>daha yüksek bir hedefin hemen<br>oracıkta olduğunu görürsünüz.&#8221;</em></strong></p>



<p class="has-text-align-center"><strong>Lao Tzu</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://niyazimeric.com/acele-karar-vermeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
