Menü Kapat

Tarihlendirme Laboratuvarı

Tarihlendirme Laboratuvarı

( Tarihçe )

1998 yıllarında Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Laboratuvarının birinin bir köşesinde ne olduğunu bilmediğim terk edilmiş bir cihaz  keşfettim.  Araştırdığımda Cihazın YÖK tarafından İngiliz kredisi ile ingiltere’den her biri 29 bin sterline 26 adet alınıp değişik üniversitelere dağıtıldığını, bizim üniversitede ise rahmetli Prof. Dr. Fuat Bayrakçeken’in cihazı sahiplendiğini, hoca  emekli olduktan sonra boşaltılan laboratuvarından buraya bırakıldığını ve cihazın bir numuneden çıkan lüminesans fotonları ölçtüğünü öğrendim.  Bir yıl süren çalışmalarım sonunda cihazla ne yapacağımı biliyordum ama nerede kullanacağımı bilmiyordum.  17 Ağustos 1999 yılında Gölcük depremi olduğunda, bu cihaz yardımı ile bir fay hattının en son yarıldığı zamanı hesaplayabileceğimi yani fay hattını tarihlendirebileceğimi anladım. Çalışmalarımı bunun üzerine yoğunlaştırdım ve bu konuda projeler vermeye karar verdim. Fizik Mühendisliği Bölümümüzde Pamukkale üniversitesi adına Doktora tez çalışması yapan M. Altay Atlıhan çalışmalarım sırasında kapımı çaldı ve benimle çalışmak istediğini söyledi. Neler yapabileceğimiz konusunda kısa bir tartışmadan sonra kabul ettim, birlikte Tubitak ve BAP’a a küçük bütçeli projeler vererek laboratuvarımızı oluşturmaya başladık.

Laboratuvarımızda Denizli Pamukkale fay hattını çalışırken 2005 yıllarında Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğünü yapan Rahmetli Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu bizim ile görüşmek istediğini bildirerek laboratuvarımıza ziyarete geldi. Prof. Çınaroğlu o sıralar Türk tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halacoğlu’nun bilgisi dahilinde Laboratuvarımızı ziyaret ettiğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti: “Adana’da bir vatandaş cenazesini Nusaybin’in kuru köyünde defnetmek üzere mezar yerini kazarken mezar bir mağaranın içine çöküyor. Mağaranın içinde kuru kafalar, insan kemikleri görüyor ve oradan korkarak kaçıyor. Bunu köyünde herkese anlatıyor, hikaye kulaktan kulağa Belçika’ya kadar ulaşıyor. Belçika bunun bir ermeni mezarı olduğu yargısına vararak meclisinden bu konuda karar çıkarmaya kadar olayı büyütüyor. Türkiye tarafından buranın ne olduğunun araştırılması görevi Türk tarih kurumuna veriliyor. Buradan alınacak numunelerin yurt dışında analiz ettirilmesi olayın hassasiyeti nedeni ile olanaksız. Türkiye’de ise bu konuda nereden yardım alabileceğimizi araştırdık ve sonuçta verdiğiniz  projelerden size ulaştık dedi.” Aykut hoca bu konuda bizden yardım istedi. Biraz düşündükten sonra bu projeyi yapabileceğimize dair inancım güçlendi, yaparız dedim ve çalışmalara başladık. İstediğimiz numuneler laboratuvarımıza ulaştıktan sonra Altay Atlıhan ile birlikte gece-gündüz çalışarak bir ayda sonuca vardık. Tüm bulduğumuz sonuçlar Milattan Önce 220-250 yıllarını işaret ediyordu. Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu bunun bir ön Roma mezarı olduğuna kesin olarak emin olduğunu söyledi  ve Türkiye dış dünyaya her türlü çalışma için burayı açtı. Belçikalı bilim insanlarıda gelip buradan analiz için numuneler aldılar ve olay kapandı. Bu olayı basın çok yakından takip etti.

Laboratuvarımız Ülkü Rabia Yüce, Mehmet Koşal, Mustafa Doğan, Eren Şahiner, Çağın Güneş, Gül Bayramiye Özpek, Aylin Karagöz, Fatih Kara ve Onur Aksu’nun katılımları ile büyüdü. Grubumuzda önce M. Altay Atlıhan daha sonra sırası ile Mehmet Koşal, Ülkü Rabia Yüce, Mustafa Doğan ve Eren Şahiner başarılı bir şekilde doktoralarını diğer öğrencilerimiz ise yüksek lisanlarını tamamladılar. Doktorasını tamamlayan öğrenciler ile Burdur Mehmet Akif Ersoy, Gaziantep ve Ankara Üniversitelerinde paneller düzenleyerek yaptığımız çalışmalarımızı ilgi duyan akademisyenlere anlattık.

2013 yılında Yunanistan’dan Dr. Georgios Polimeris ve Valeria Giannoulatou, 2020 yılında’dada İrandan Sasan Geranmayeg Grubumuza katıldı. Fas’dan Lahcen Beijit ile 2 yıl süren ortak projeler yaptık. Cezayir’den Faysal Kharfi, Azarbeycan’dan Sahip Mammadov ile tarihlendirme konusunda ortak projeler arayışı içerisindeyiz. Dünyada tarihlendirme konusunda düzenlenen tüm uluslararası kongrelere yıllardır grup olarak katılıyoruz ve bunlardan  “6th Asia Pacific Conference on Luminescence and Electron Spin Resonance Dating (APLED2021)”  uluslararası konferansını Türkiye’de bizim grubumuz yapacak. 2014 yılında Ankara Üniversitesinde yıllardır Ulusal düzeyde yapılan “International Conference on Luminescence and ESR Dosimetry (LumiDoz 8) ” konferansını uluslararası düzeyde gerçekleştirdik. 2005 yılında ders vermek üzere gittiğim Akdeniz üniversitesinden öğrencim olan, Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını birlikte yaptığımız Doç. Dr. Eren Şahiner Laboratuvarımızı sahiplendi ve Tarihlendirme çalışmalarına Nükleer Bilimler Enstitüsü çatısı altında devam ediyor. Sonuç olarak Laboratuvarımız Doç. Dr. Eren Şahiner in büyük katkıları ile Dünyada ve Türkiye’de güvenilirliğini ve tanınırlığını devam ettirerek analiz, araştırma ve AR-GE çalışmalarına başarıyla devam ediyor. Dünyanın ve Türkiye’nin her yerinde Laboratuvarımıza analiz için numuneler geliyor.

Laboratuvar Albümünden

Keşfedilen Cihaz

Projelerden Fırın, Etüv, Elek ve öğütücü

Projelerden TLD Okuyucusu

Projelerden Germanyum Dedektör

Yard. Doç. Dr. Niyazi Meriç

M. Altay Atlıhan

Altay ve Mehmet Koşal

Mustafa Doğan

Ülkü Rabia Yüce

Gül Bayramiye Özpek

Eren Şahiner

Grup Toplantısı

Adli Bilimler Enstitüsünün Laboratuvarımızı ziyareti

Ziyaretcilere açıklama

Burdur Mehmet Akif Ersoy Paneli

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Paneli

Burdur Mehmet Akif Ersoy Paneli

Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Paneli

Gaziantep Üniversitesi Paneli

Gaziantep Üniversitesi, panelden

Laboratuvarda

Eren Numune Alıyor

MTA Fay hatları çalışması

Grup Broşürümüz

Pekin'de Türkiyede düzenlemek için aldığımız konferansta

Ankara Üniversitesinde düzenlediğimiz LümiDoz8 Konferansı